YENİ SINAİ MÜLKİYET KANUNU İLE KAZANAN YEDEK PARÇA ÜRETİCİLERİ OLDU

Yedek parça, “bileşik bir ürünün yıpranma, aşınma ya da çarpma gibi nedenlerle parça değişikliğine ihtiyaç duyması halinde orijinal parçanın yerine geçecek olan, sökülüp takılabilir parçalardır”. Yeni yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 56. maddesine göre, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla tasarım olarak tescil edilen yedek parçalar koruma altındadır.

Ancak bu özelliği taşımayan ve görsel zorunluluk arz eden yedek parçaların onarım amaçlı kullanımının şartları kanunun 56/3 maddesinde düzenlenmiştir ve Kanunun 59. Maddesine göre, yabancı ülkede kayıtlı olup geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan deniz veya hava taşıt araçlarındaki ekipman, bu araçların onarımı için kullanılmak üzere ithal edilen yedek parça ve aksesuarlar ile bu araçların onarım fiilleri tasarım hakkının kapsamı dışında bırakılmıştır.

Yedek parçaların korunup korunmaması hususunda AB Direktifinin ülkeleri serbest bıraktığı, bu çerçevede Fransa, Almanya ve İsveç gibi otomotiv üreten ülkelerde yedek parçaların üç yıl korunduğu; İtalya, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerde ise yedek parçaların korunmadığı, ülkemizde de Hazine Müsteşarlığının yayımladığı 2015/2 sayılı ve 13.01.2015 tarihli Genelge ile Türkiye’de ‘Eşdeğer Parça’ uygulamasının başladığı, araçlarda orijinal parça yerine yerli sanayinin ürettiği belgelenmiş eş değer parçaların serbestçe kullanılabildiği, bu çerçevede yayımlanan Genelge ’ye de uygun olarak, ülkemizdeki yan sanayinin gelişmesi ve tüketicilerin ucuz yedek parçalara ulaşabilmesi için eş değer yedek parçaların serbestçe kullanımına imkan tanımıştır.

Yapılan araştırmalarda üreticisine göre değişkenlik gösterse de genel olarak bir motorlu taşıtın yedek parçalarının yaklaşık %20’si bizzat araç üreticisi tarafından üretilmekte, parçaların geri kalan %80’lik bölümü ise araç üreticisinin anlaşmalı olduğu yedek parça üreticileri tarafından sağlanmaktadır. Yedek parça üreticilerinin motorlu araç üreticilerine sağladığı parçaların bir bölümü araçların üretiminde kullanılırken bir bölümü ise araç üreticisi tarafından tamir ve bakımda kullanılmak üzere yetkili satıcı servislere dağıtılmaktadır.

Yan sanayi olarak yedek parça üretimi ve bunların tamir amaçlı olarak tamirciler tarafından kullanılması yeni yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile bir tasarım hakkını ihlâl etmeyecektir. Böylece, daha önce uygulamaya yansıyan davalarda görülen, yan sanayinin yedek parça üretimi yapabilmesi için otomobil şirketi ile ilişkisinin olması, yani onların bilgisi ve izni doğrultusunda üretimin yapılması istenilmesi hususu ortadan kalkacaktır.

Uygulamaya yansıyan bazı davalarda karşılaşılan sorunlardan bir tanesi de sigorta şirketleri tarafından tamir ettirilen araçlarda orijinal olmayan yan sanayi ürünleri kullanıldığında, araç sahiplerine bu konuda eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi verdikleri veya nitelikleri çok yetersiz ürünler kullanılarak müşterilerin aldatıldığı iddiasıdır. Yeni Sınai Mülkiyet Kanunu ile sigorta şirketleri de artık araç sahiplerine daha dürüst olabilecek ve dolayısıyla haksız rekabet veya tüketici haklarından kaynaklanan sorunların ortaya çıkmasının da önüne geçilecektir.

Otomotiv sektöründe en çok kullanılan yedek parçalar teknik açıdan bölümlere ayrılmıştır. Sınai Mülkiyet Kanunu’nda bu bölümlerle ilgili olan “must fit” ve “must match” tasarımları üzerinde yapılan değişikliler bu yenilik ile önem kazanmıştır.

İşlevsel zorunluluk arz eden tasarımlar, çoğunlukla mekanik parçalar olup “must fit” olarak adlandırılır. Bu tür yedek parçalara misal olarak motordaki pistonlar gösterilebilir. Yani, aracın ihtiyacı olan parça, aracın yedek parçası ile aynı işlevi görecek şekilde zorunlu olarak aynı biçim ve boyutta olmalıdır. Aksi takdirde pistonun ne silindir içerisinde hareket etmesi ne de bu hareketi krank miline iletmesine mümkün olmayacaktır.

Yürürlükten kaldırılan   End. Tas. KHK m. 10/2 ye göre “Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.” İfadesi ile must fit olarak adlandırılan tasarımların korunamayacağı belirtilmişti.

Yeni yürürlüğe giren SMK 58/4-c ‘ye göre aynı şekilde Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri koruma kapsamı dışındadır olarak belirtilmiştir.

Görsel zorunluluk arz eden tasarımlar ise, “must match” olarak adlandırılır. Temelde bir ürünü orijinal görünüşüne geri getirmek için onarım amaçlı kullanılan yedek parçalarla ilgilidir. Bunlar, görsel zorunluluk arz eden parçaların tasarımlarının bileşik ürünün görünümü ile uyum sağlayabilmesi için belli bir biçimde tasarlanması zorunlu olan parçalar olup, tasarımda da alternatifleri mevcuttur. Must match olarak adlandırılan bu yedek parçalar, işlevselliğe değil görünüşlerine bağlıdır.

Yürürlükten kaldırılan  End. Tas. KHK 22. maddesinde belli bir süre (3 yıl) ile yedek parça üretimi ve tamir amaçlı kullanımı yasaklanmıştı ancak yeni yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile bu yasak ortadan kaldırılmış olup, bu hükmün uygulanması ile yedek parça tasarımının, işlevsel mi yoksa görsel bir zorunluluktan mı kaynaklandığına bakılması zorunluluğu da ortadan kalkmıştır.

Sınai Mülkiyet Kanunu 58/4-c. maddesine göre, tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımların koruma kapsamı dışında olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu kanun maddesi ile otomobil üreticileri, üretim ve geliştirme maliyetlerini karşılama imkânlarında muhtemel bir kısıtlama ile uzun süreç ve çalışmalar sonucunda ortaya çıkardıkları tasarımların korunamayacağı endişesi ile karşı karşıya kalırken, yedek parça üreticileri de bu yedek parçaların kârlı üretiminden pay alacaklardır.

Ancak Türkiye’de otomobil üretiminde yerli üretimin veya ithal payının ne oranda olduğu göz önüne alınırsa kanunda yapılan bu yeniliğin neden yapıldığını anlamak da zor olmayacaktır. Genelleme yapacak olursak, otomobil üreticisi olan ülkeler yedek parça tasarımlarının korunması gerektiğini (en az 3 yıl) düşünürken, otomobil üreticisi olmayan ülkeler ise bu hukuki korumayı istememektedir.

Otomotiv sektöründe yedek parçalar sadece üretim sürecinde değil; eskimeden veya özellikle kazalardan sonra tamir amaçlı kullanılmaktadır. Her geçen gün kullanılan araç sayısı çevremizde artmaktadır. Bu artış ile doğru orantılı olarak hafif hasarlı kazalarda da büyük bir artış gözlemlenmektedir. Bu durum da görsel zorunluluk arz eden tasarımlar olan yedek parçaların tamir amaçlı kullanım sıklığının da artırmasını beklenecektir.

Yeni yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile de yedek parçaların muadilleri olan eşdeğer parçaların kullanımı ve satışı tasarım koruması kapsamında bırakılarak yerli üreticinin gelişmesi ve tüketicilerin bu ürünlere daha ucuz erişebilmesi hedeflenmiştir.